Sabah erkenden kalkıp köpeğin karnını doyurdum.Dışarıda acı bir soğuk ,bekliyorum heycanla bizimkileri fazla sürmedi çiftkabinin homurtusu duyuldu.Kısa bir günaydın faslı düştük yollara.Günlerden pazar olduğu için kalabalık olacak avlaklar diye yorum yapıyoruz.Necati neşeli,Ramiz Hoca nekadar kızdırmaya çalışsada Necati gülüp geçiyor...İşte geldik .İlk avlakta birkaç çulluk vuruldu diğer avlağa doğru yoldayız Çulluklar güneşe vermiş kendini ama Dük ve Asya fermaları sıralıyor başka bir keyif
fermaları izlemek, beeperlar öttükce yanaş diyoruz Necati'ye neyseki sağlam tutuyor
tüfeğin sapını iyi atış diyor hoca...Tüm avlaklarda avcı rahat yok en kötüsü tüfeği kapan gelmiş 14 yaşında çoçuk avlanıyor peşinde kendi yaşlarda arkadaşları hayırlı olsun nediyelim.Biraz kızgınlık biraz üzüntü terk ediyoruz avlağı Malesef denetim şehirden ava gidene köyünde avlananı denetliyen yok.Rastgele
Malesef durum böyle abicim.
Bende Ocak ayı sonuna doğru memlemetim Ünye'deydim,
Eline tüfek alan avlaklarda...
Avlaklardaki avcı çokluğunun büyük kısmı belgesiz,pulsuz,
ruhsatsız kişiler.Gerçek avcılar çok azınlıkta kalıyor.
Durum böyle olunca ne limit dinleyen var,nede yasak dinleyen.
Kaputu doldurmadan av bırakılırmı hiç?

Kaputun üstünü doldurup fotoğraf çekinecen ki büyük avcı olasın....
İşte en büyük sorunumuz bu!!!!
Kural,limit,yasak tanımamak,belge,pul,ruhsat almamak...
Sonuçta olan yine bize,yine bizim ülkemize,yine bizim avlaklarımıza,
yine bizim av hayvanlarımıza oluyor...