Herşey Perşembe akşamı FATİH TÜRE abimin telefonu ile başladı.
Hafta sonu için çok sevdigi arkadaşı Bülent abinin kendisini ve dostlarını keklik avına davet ettigini , benimde müsait isem gelmemi istediğini söyledi.Bu sanki hastaya yatak sormak gibi bir şeydi.Çünki ekip çok sağlam ve degerli avcı abilerimden oluşuyordu.
HAMDİ EREN ve
ÇOŞKUN GÜLTEKİN daha ötesi varmı

Gerekli hazırlıkların yapılması ile birlikte çok heycan dolu yolculugumuz başladı.Öyle bir hazırlık yapılmıştıki arabanın yarısı yiyecek ve giyeceklerle doldu taştı.Sonra anladıkki o hazırlananlar ile 1 ay orada kalabiliriz

Keyifli yolculuk sonrası BÜLENT abimi merkezden aldık ve köye dogru yol aldık.Hafta sonu yagışlı olacagını havadislerden duymuş ve endişeliydik.Ama çok şükür hiç bir hava muhalefetine rastlamadık.
Cumartesi günü heycan hat safadaydı .Çünkü ekipte
HAMDİ EREN abim hariç kimse keklik avı yapmamıştı.Köpeklerde öyle.Bizi davet eden
BÜLENT abimde malesef avcı degildi.Sadece önceleri keklik gördügü yerleri gösterdi ve gerisini biz kıvırmaya çalıştık.1 saate yakın gezmemiz sonucu kanat görememiştik.Megersem kuşlar evin yanındaymış

bu biraz üzücü tecrübe oldu.Çünkü keklikler hazırlıksız yakaladılar bizleri.
Gerçekten zor bir avcılık bu keklik avı.Ama insanı kendine mest eden, aşık eden bir kuş.Kanat sesleri halen kulaklarımda.
1-2 gurup kuş uçurduktan sonra artık heycan yerini avcılıga bıraktı ve güzel av yapmaya başladık.Fakat 3-4 foto çektikten sonra malesef heycandan şarzımız bitti ve çok bereketli geçen avımızın fotolarını çekemedik.
Bizi en çok yorun şey hem acemi olmamız hemde ayaklarımıza saran o çamurlar oldu.Gerçekten bütün gücümüz çamurlu çizlerimizi taşımakta gitti

Birde dikkatimi bölgenin düz olması ve avcı dostlarımızın anlattıklarından çıkardıgım ve gözlemledigim bölgede çil kekligin bol olacagıydı.Fakat hiç çil görmek nasip olmadı.Unutmadan birde tavşanın çok az olması .Gerçi çoktu ama ne hikmetse bizden hep uzak durdu

başına gelecekleri biliyor galiba

Akşam oldu avı bitrdik ve başladı muhabbet.Günün yorgunlugu av sonrası yapıulan muhabbetlerle uçtu gitti.Kanat sesleri kulaklarda çınlıyordu

Birde benim yaptıgım o esrarengiz ve çok konuşulan son atışlarım

Adeta gökten yıldız düşürüyor ve yazılan o güzel destanın son noktasını koyuyordum

Ve geldik son güne.Erkenden kalkıp son kez çıktık keklige.Artık acemilik kalmamıştı.Daha dikkatli ve tecrübeli geziyorduk.
Şimdi sırada köpekler vardı.Adeta güne damgalarını vurdular.Genç avcı
MEX fermaları ile
FATİH TÜRE ve ekibi büyülüyordu.
ÇOŞKUN abi ise uzaklardan bagırıyordu
'' SELMAN koş REİS fermada ''.Bir selman hangi birine yetişsin dimi

Soluk soluga gidiyor , tüfek adeta ellerimde dans ediyor , keklik o muhteşem sesiyle kalkıyor, nişan alıyorum tam tetigi çekiyorum olmadı ikinciyi çekiyorum tüfek patlamıyor

Derken bir keklik kalkıyor FATİH abi uzaktan süper bir atış , peşine
ÇOŞKUN abi den bir duple ben ise büyülenmiş gibi izliyorum

Ah dostlarım ahh...
Daha neler neler oluyor ve gün bitiyor.Bir hafta sonuda böyle unutulmaz arasına giriyor.
Eski avcıların tabiri ile her adamla oturulmaz her adamla da ava gidilmez . Ne mutlu ki MEVLAM her zman güzel dostlar çıkarıyor karşımıza.Ekibin en küçükleri olmam ve böyle güzel büyüklerimin olması benim için gururu verici bir olay.
Bu güzel günün mimarı FATİH TÜRE abime , tecrübeleri ile bizlere yön veren HAMDİ EREN abime ve yan yna bol bol tüfek attıgım ÇOŞKUN GÜLTEKİN abime ve av dostlarımız REİS ve MEX e yaşattıkları güzel anlar için sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.Başka bir av gününde görüşmek dilegi ile.
YALNIZ KURT 57 Klasikleri tüm hızıyla devam edecek.






